Müsteşar Nesrin Afşar Çelik, 1. Disiplinlerarası Çocuk ve Kadın Sempozyumu’nun açılışına katıldı

Şehit yakınları, gazi, gazi yakınları, engelli ve yaşlılara ücretsiz seyahat hakkını düzenleyen yönetmelik yayımlandı
9 Temmuz 2018
Ülke genelinde Sosyal Ekonomik Destek (SED) ile desteklediğimiz yaklaşık 132 bin çocuğumuz var
9 Temmuz 2018

Müsteşar Nesrin Afşar Çelik, 1. Disiplinlerarası Çocuk ve Kadın Sempozyumu’nun açılışına katıldı

Disiplinlerarası Çocuk ve Kadın Sempozyumu


6 Mart 2014
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşarı Nesrin Afşar Çelik, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi'nde düzenlenen 1. Disiplinlerarası Çocuk ve Kadın Sempozyumu'nun açılış törenine katıldı.
Müsteşar Çelik törende yaptığı konuşmada, kadın ve çocuğun birbirinden ayrılmaz iki hakikat olduğuna dikkat çekerek kadının etrafındakilerle değil, tek başına bir birey olarak ele alınması dolayısıyla, bu alandaki çalışmalarda başarı sağlanamadığını, çözümlerin isabetli olmadığını dile getirdi.
Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun çözüm amaçlı hazırlandığını ifade eden Çelik, "Kanun, kadına karşı yükselen şiddeti engellemek için çıkarıldı. Fakat çok fazla talep ve eleştiri geliyor ve kanun sonrası kadına karşı şiddetin arttığına dair iddialar da içeriyor bunlar. Elbette biz bunu çok önemsiyor ve dikkate alıyoruz. Bir araştırma başlattık bu yıl itibarıyla. Şu anda ekip, sahada. Bu yasanın uygulamasının etki ve sonuçlarını araştırıyoruz. Bize gelen bilgi ve başvuruların bütünlük içinde ne derece bir büyüklük arz ettiğini görmemiz gerekiyor. Yapmamız gereken bir revizyon varsa buna göre yapacağız. Şiddeti engelleyelim derken eğer şiddeti artırıcı etki doğuran bir düzenleme yapmışsak burada da yine sorunu bu denli dar bakmamızda görmemiz gerekiyor. Çünkü kadın, çocuktan, aileden asla ayrı ele alınamayacak bir insan. Kadının sorunları da çevresindeki bireylerle ürer, çözümleri de çevresindeki bireylerle üretilmelidir. Tek başına sorun da çözüm de tanımlanamaz " dedi.
Toplumun anne ve çocuk ekseninde gelişeceğine işaret eden Çelik, sağlıklı bir aile ortamının, toplumsal düzen, devlet sistemi ve sağlıklı bir gelecek ürettiğini söyledi.
Çelik, bunların herhangi birinde bir sorun yaşanırsa bunun geleceğe mutlaka yansıyacağını ifade etti.
Müsteşar Çelik: Onura, kişiliğe, kimliğe yönelik şiddet, en ağır şiddettir
Nesrin Çelik, şiddetin, fiziksel şiddetten ibaret olmadığını vurgulayarak, "Psikolojik, duygusal, sözel şiddet... Biz bu olguyla mücadele ederken buzdağının görünen yüzü, kadın cinayetlerinden başladık hadiseye. Bu, bizim gördüğümüz kısım ve çok dehşet verici, çok korkunç. Bunu çözelim de bunun çözümü zaten var. Adam öldürmek suçtur. Bu demek ki yasalarla engellenebilen bir şey değilmiş, başka yollar aramak lazım. Elbette ekstra yasal düzenlemeler gerekirse yapılır ama bunun çözümünü ararken daha derin ve geniş bakmak durumundayız. Bizim sorunumuz şiddet. Kadına karşı şiddet ve cinayetler var. Erkek cinayetleri yok mu? Sokaklarda erkekler öldürülmüyor mu? Erkekler erkekleri, hatta çocukları öldürmüyor mu? Bizim problemimizin şiddet olduğunu kabul edip şiddetle gereği gibi mücadele etmeyi bilmemiz lazım" değerlendirmesinde bulundu.
Şiddetin her türlüsüne karşı çıkılması gerektiğini belirten Çelik, "Toplum olarak çok net ayrılmalarla birbirimizi kınadık, hala da kınayan kesimler var. Birbirimizi kökeninden, mezhebinden, cinsiyetinden, tercihlerinden dolayı kınadık, aşağıladık. Bu, şiddetin alasıdır. Onura, kişiliğe, kimliğe yönelik şiddet, en ağır şiddettir. Yumruk en hafifidir, bir hafta sonra izi geçer ama insanın kimliğine, onuruna yönelik şiddeti, insan yaşadığı sürece taşır" diye konuştu.
Konuşmanın ardından İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşarı Nesrin Çelik'e, Küçükçekmece Kaymakamı Harun Kaya'ya ve Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz'e plaket takdim etti.
Kadın Araştırmaları Projesi: Kadınlar Baş Tacımızdır
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşarı Nesrin Afşar Çelik daha sonra, Entelektüel Bakış Derneğinin (EBADER), Borsa İstanbul sponsorluğunda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının desteğiyle hayata geçirdiği "Türkiye Kadın Araştırmaları Projesi: Kadınlar Baş Tacımızdır" projesinin Borsa İstanbul'daki tanıtım toplantısına katıldı.
Buradaki konuşmasında, kadın hak ve hukuku ile aile kavramları üzerine değerlendirmelerde bulunan Çelik, özellikle 1980'lerde başlayan süreçte, kadın cinsiyeti üzerinden üretilen söylem ve politikaların aile içine de yansıya ciddi bir çatışma ürettiğini söyledi.
Avrupa'da ve Türkiye'de boşanma oranları ile evlenme yaşının yükseldiğini, evlenme ve çocuk sahibi olma oranlarının azaldığına işaret eden Çelik, "İstatistikler bize evlilikler ve aile konusunda hiç iç açıcı rakamlar sunmuyor" ifadesini kullandı. Türkiye'nin de bu yönde ilerlemesinden endişe duyduklarını belirten Çelik, "Bu tablo, ne kadın ne erkek için hele hele çocuk için hiç de umut vaat eden, güzellik vaat eden bir tablo değil" dedi.
Çelik, kamu politikalarını üretenler ve uygulayanların, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının önceliğinin aile olması gerektiğini vurgulayarak, "Aile sağlıklıysa, aile fonksiyonlarını icra edebiliyorsa oradan sağlıklı bireyler neşet ediyor. Çocuk, anne tarafında yetiştirilir, değerler çocuğa anneden aktarılıyor. Şikayet ettiğimiz bir sürü kabul, geleneksel kabuller annenin aktardığı kabuller. Bunun üzerinden kadın-erkek çatışması üretmenin ne kadar yanlış olduğunun altını çizmek istiyorum " diye konuştu.
Çelik, erken evlilikte de töre cinayetinde de erkeklerden çok kadınların ön planda yer aldıklarının görüldüğünü anlatarak, ne adına olursa olsun insan onuruna karşı olan, topluma zarara veren tüm kabuller ve değerlerle mücadele edilmesini istedi. Çelik, kadın erkek çatışması üreterek başarı elde edilemeyeceğinin görülmesi gerektiğini aktardı.
Kadın ve erkeğin bir bütünün iki yarısı olduğuna değinen Çelik, “Kadındaki bir sürü fıtri vasıf, erkekte yoktur, erkekteki fıtri vasıflar da kadında yoktur. Fakat şunu da görmek zorundayız modern insan kadın olsun, erkek olsun ortak bir cinsiyete doğru ilerliyor. Fıtri vasıfları köreliyor, erkekler kadınlaşıyor, kadınlar erkekleşiyor. Bu, insanlık adına bir başarı değildir. Bunları çok doğru görmemiz lazım, çok doğru tespit etmemiz lazım. Çok doğru uygulamalar, politikalar ancak öyle üretebiliriz " dedi. Türkiye'de mevcut durum itibarıyla yasal düzlemde eşitsizlik sorunu olmadığını kaydeden Çelik, eşitlikten öte adalet arayışında olunması gerektiğini dile getirdi.

Çelik, "Daha çok adalet üzerine düşünür, daha çok adalet taleplerinin üzerine gidersek, inanıyorum ki toplumdaki birçok sosyal sorun gibi kadın erkek üzerinden tanımladığımız sorunlarımızı da mutlaka aşacağız. Yeter ki kadın olarak da erkek olarak da adalet talep edelim. Bunu herkes için talep edelim, her birimiz için talep edelim. Ancak orada çok ihtiyacımız olan barış, huzur, mutluluk ve sağlıklı nesiller inşallah orada neşet edecektir" değerlendirmesinde bulundu.
Toplantıda sanatçı Kibariye'ye, sanat yaşamının 40. yılı dolayısıyla Müsteşar Nesrin Afşar Çelik tarafından plaket verildi.
Projeye katkılarından dolayı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İstanbul İl Müdürü Önal İnaltekin, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'nun eşi Gül Mutlu, Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Dizdar, Davranış Bilimleri Uzmanı Aşkım Kapışmak, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sanatçı Bora Gencer ve Deniz Akkaya'ya da teşekkür plaketi takdim edildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir